Kuru Üzümün Hikayesi

Yazan: / 6 Mart 2016 / Genel / Yorum Yok

Üzüm hasatı görülmeye değer…

Son dönemde popüler oldu “siyah kuru üzüm”. Bırakın üzümünü çekirdeği daha popüler. Millet eskiden sizin üzüm çok çekirdekli, çekirdeksiz kuru üzümünüz yok mu? diye sorardı, şimdi tersine döndü işler. Güzellik iksiri mi, zayıflama ilacı mı, alerjiye karşı birebir diyen mi, ne isterseniz var. Burada üzümün faydalarını anlatmayacağım. Onu google’dan sorarsanız en “kalitelilerinden” bloglar var. Ben üzüm hasatı ve üzümü nasıl kuruttuğumuzu anlatmak istiyorum.

Bizim oraların siyah üzümü yöreye has söylenişi ile dilmit’tir. Dirmit, dimnit birçok farklı söylenişi de varmış. Küçük taneli ve ince kabukludur. Olgunlaşınca çok tatlandığı için yerken boğazınızı yakar. En güzel kuş üzümü de (biz kişniş diyoruz) bu çeşitten olur.

Ağustos başında bağa acaba “alaca” düşmüş mü diye gidip bakılır. Alacayı ilk gören müjdeyi hemen yanında getirir. Yarısı olgunlaşmış birkaç salkım siyah üzüm. İlk üzümler haliyle biraz ekşi olur. Sonrasında Eylül başına kadar hergün üzüm yersiniz. Çocukken en sıkıcı tarafı, “hadi oğlum biraz üzüm getir” kısmıydı. Aslında çok zevkli olduğunu şimdi anlıyorum.

Eylül başında artık sergi zamanı gelmiştir. Kuru üzüm hasatına gitmeden birkaç hafta önce üzümün serileceği harman hazırlanır. Bir akşam üstü tırmıklarla, küreklerle bağa gidilir ve harmandaki otlar temizlenir, taşlar ayıklanır. Yoksa sergide kullanılan kağıtlar yırtılır, kuruyan üzümler hep yere dökülür. Üzümler kururken yağmur yağarsa su içinde kalıp çürümesinler diye biraz eğimli bir yere yapılır ki
Bu da bittikten sonra bağ bozumu günü gelmiştir. Bir gün öncesinden hazırlıklar tamamlanır. Sepetler, üzümlerin serileceği kağıtlar, bıçaklar, azıklar. Üzüm bağınızın büyüklüğüne göre biraz kalabalık gitmekte fayda vardır. Öyle 3-4 kişinin yapacağı iş değildir. Yapılır yapılmasına da biraz uzun sürer. Sabah giderken en tazesinden pınardan bidonlara su doldurulur.

Üzüm salkımları ve hatta yere düşün üzüm taneleri de bağın dibinden tek tek toplanır. Kuş üzümü taneleri bile 🙂
O zamanlar “çok zaman kaybediliyor, değer mi üç beş üzüm tanesi için” diye düşünürdüm ama bereketi yerde bırakmamak lazım. Üretim dediğiniz şey, tane tane, tek tek ve sabırla oluyor.

Bütün sepetler üzümün serileceği harmana taşınır.

siyah-kuru-uzumsergiSepetler, kovalar kağıtların üzerine dökülür. Sergi başı bütün üzüm salkımlarını tek tek eliyle yanyana yerleştirir. Sermek en önemli iştir aslında. Sık olursa üzüm geç kurur ve arada sık olan yerlerdeki üzüm tam olarak kurumaz. Seyrek olursa da harman yetmez. Farklı çeşit üzümler ayrı ayrı serilir ve toplanır ki üzümün kalitesi bozulmasın.
Bu iş bütün üzümler toplanana, bağda sergilik üzüm kalmayana kadar devam eder.

En zevklisi de öğlen evden getirilen azığın yenmesidir. Çam ağaçlarının gölgesinde yemeğini yiyen, çayını içer ve birazcık da şekerleme yapar.

İş bittikten sonra üzümler 2-3 hafta güneşin altında kurumaya bırakılır. Bu sürede yağmur yağmaması için bol bol dua edilir.

İlk temizlik harmanda yapılır. Çöpler ayrılır, üzüm çuvallara doldurulur ve detaylı temizlik için eve götürülür.

Temizlik evde de 2 gün kadar sürer. Bütün kuru üzüm gözerlerle elenir. En üstte kalan bozuk, çürük çarık üzümler elle toplanır. (Gözer, nohut, üzüm gibi iri tanelilerin elenmesi için kullanılan iri gözlü kalburdur. Küçükken hep karıştırıdım. Bu tip araç gereçleri de bir yazıda anlatayım, ilginç olur.)

Son aşamada tatlı bir yorgunlukla üzüm çuvallara doldurulur.

Bütün bu işlemlerde hiç kimyasal kullanılmaz ve bütün işler insan emeği ile elle yapılır.
Sadece toplanması ve kurutulması sırasında değil, üzüme hiçbir aşamada kimyasal verilmez.

Tahlil Sonuçları:
Çocuklarımıza yedirdiğimiz üzümlerimizde ilaç kalıntısı vs. var mı diye eşimle merak edip tahlil yaptırdık. Tabiki hiçbir şey çıkmadı. 🙂
Tahlil sonuçlarını buradan görebilirsiniz.


Yorum Yap